Duygusal filmler

Hafta sonu için yapacak bir planı olmayanları en iyi aşk filmlerini izlemeleri için teşvik etmek amacıyla bir yazı kaleme almaya karar verdim . izlediğim filmler arasından seçtiğim benim en iyilerim umarım sizin de hoşunuza gider.

Birinci sıraya Not defteri adlı filmi koyuyorum. 40′lı yıllarda, Kuzey Karolayna’daki sahil kasabası Seabrook’a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah’la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar. Genç kız zengin bir ailenin kızıdır. Delikanlıysa değirmende çalışan bir işçidir. Hiçbir şey düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler. II. Dünya Savaşı’nın kızıştığı bir dönemde yaşanan koşullar ateşli aşıkları ayırır. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döndüğündeyse kötü bir sürpriz onu bekler. Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir. Sararmış bir not defterinde çıkan bu aşk hikayesi filmini ev arkadaşım travesti Sanat’la izledik size tavsiyem mendilleriniz yanınızda olsun.

İkinci en iyi için tavsiyem Aşk Engel Tanımaz filmi olacak. “ Anna Scott, dünyanın en tanınmış film yıldızıdır. Bütün magazin dergilerine kapak olmuş ve her adımı takip edilen, haber yapılan bir yıldız… William Thacker ise bir kitabevi sahibidir. Durgun bir işe sahip sıradan biri… Boşandığından beri, aşk hayatı olmayan bir adam… Onları birleştiren nokta ise ikisinin de hayatında da bir şeyin eksik olması. İlk karşılaşmalarında bile ikisinin de aklından geçen son şey aşk… Julia Roberts ve Hugh Grant’ın başrollerini paylaştığı film, aslında sakin ve yalın bir aşk hikayesini anlatıyor.” Film biraz eski izleyenler oldukça fazla olabilir o yüzden yerli bir film adı daha vermek istiyorum. Aşk Tesadüfleri Sever filmine bayılacaksınız.

Mehmet Günsür ve Belçim Bilgin Erdoğan’ın rol aldığı Aşk Tesadüfleri Sever, çocukluk ve ilk gençlik yılları boyunca yolları Ankara’da kesişen ve sonra İstanbul’da tanışan Özgür ve Deniz’in hikayesini anlatıyor. Film bir yandan onların engellerle dolu aşkını anlatırken bir yandan da geri dönüşlerle onların bugününü yaratan günlere uzanıyor. Film Türkiye’nin 70’li, 80’li ve 90’lı yıllarını ziyaret ederek, o yılların artık unutulmaya yüz tutmuş popüler kültür öğelerinden, müziklerinden, yaşam biçimlerinden ve alışkanlıklarından besleniyor. Filmin bir diğer özelliği de pek çok gerçek hikayeden derlenmiş olması, oldukça duygusal olan bu film başrollerinde Mehmet Günsür namı diğer şehzade Mustafa olması nedeniyle ilginizi çekebilir. Muhteşem Yüzyıl filminde Mehmet Günsür’a hasta olan travesti Ayda, şehzade ölünce günlerce kendine gelememişti. Ben de ona bu filmi hediye etmiştim. Umarım siz de beğenirseniz iyi seyirler.

Bir başka WordPress sitesi