shemale

Öne çıkarılmış

Shemale Nedir ?

Merhaba değerli okurlar shemale ile başlıyan birçok travesti sitesi görmeye alıştı artık bir çoğumuz. Ancak shemale‘nin ne anlama geldiğini
halen bilmeyenlerimiz olduğunu düşünmekteyim. Shemale türkce anlamı ile transexuel demektir, yurt dışında ingilizler vs google yardımı ile
travesti aradıkları zaman google aynı sizlerin travesti yazıp girdiği gibi onlarda shemale yazıp giriyorlar. Peki bizlerin neden bu şekilde domainler
aldığımıza gelecek olursak. 1. daha cool ve sempatik durduğu için 2. artık tib’in domainlerimizi kapata kapata piyasada domain yani alan adı
kalmadığından dolayıdır.

Shemale Nerede Bulurum?
Değerli okurlar daha önce buna benzer birçok makaleler hazırlanmıştır. Shemale yani travestilerin en çok hangi şehirlerde yada bulundukları
şehirlerde bulunup bulunmadıklarını anlatan bir çok yazıya denk gelmişsinizdir. Ancak sitemiz olan shemaleara.net sayesinde bulunduğunuz
büyük şehirlerde semtlerde ve ilçelerde shemale bulmanız çok kolay olmasını sağladık. Shemale ararken en çok şuna dikkat etmeniz gerekir
1. kural google arama motorunu düzgün kullanabilmek, örneğin Ankaradasınız google arama motoruna Ankara travesti yazarak daha hızlı
sonuç alacağınızı düşünebilirsiniz ancak artık google algoritması tamamen değişdiği için google‘ye travesti yazsanız bile direk doğrudan
Ankara sayfalarını göreceksiniz. İstanbuldaysanızda İstanbul Travestileri yazmanızada gerek yok. Tabi nasıl yazmak isterseniz karar sizin.
Araştırmalarımıza göre Türkiye’de en çok Shemale İstanbul’da yaşamakta ardından Ankara ve İzmir’de İstanbulu takip etmekte.

Shemale’ye Giderken Neye Dikkat Etmeliyim?
Arkadaşlar öncelikle çok efendi ve kibar nazik konuşmalısınız her insan gibi onlarda kaba konuşan insalardan nefret ederler. Toplumun bildiği dışında
onlar çok temiz insanlardır dolayısı ile sizinde aynı şekilde temiz ve titiz olmanızı beklerler. Bi çoğunuz diyecekler maddiyata önem veriyorlar
elbette verecekler bu onların işi, para kazanmak için bu zorlu hayat mücadelesini çekiyorlar, heleki onları abuk subuk sohbetler için aman ha aramayın
çünki verecekleri cevap hep aynıdır “Kapat Şu Telefonu” Her gün o kadar çok lüzumlu lüzumsuz insanlar arıyorki onlarınkide can.
Değerli arkadaşlar bir sonraki makalemizde görüşmek üzere bizi takip etmeye devam edin sağlıcakla kalın.

siteye_giris

Travesti ve hikayeleri

Türkiye de Travestierin Geçim Kaynağinin Fuhuş  Kaçinilmazi Haline Geldi Hükümetin Bu konuda bir çok adim atmasini bekleyen intersex ( Seks işçileri) Bütün Beklentilerinin Hep Olumsuz Yanıt Almasi Sonucunda Kırmızı Şemsiye Diye Bir Çati altinda örgütlenmekte buldular…Bu Grupun Ankara travestileri olmak üzere istanbul travestileri ve izmir travestileri de desteklemekte aynı zamanda bu seks işçileri çatısı altinda bayan seks işçileri ve bay seks işçileride bir çok aktivist eylemlerde bulunmaktadirlar ve bu eylemler hükümetin ne kadar ilgisini cekiyor bilmiyoruz ama bu birlik beraberliği bu çatı altinda toplayan düşüncelerin samimiyetini bir çok konferans yada toplantilardan görsel ve yazili basindan izlediğimiz kadariyla hakli buluyoruz..

Aslina bakarsaniz bu yaşamlar uzun seneler önceye dayanmakta okullarda taciz ile başlaniyor sonrasinda ailelerin bu escinsellik seçimlerini kabul etmeyişi kimliklerin kendi cinsel hayatlarini seçmekteki karariyla sürüklene gelen bir durum… Bir çok aile kabullenmiş olsada bu travesti kimlikleri diğerlerine göre daha şansli aile özelmleri olmuyor en azindan biraz daha kimliklerine saygı görüldüğünü aileden gördüğü içinde kendine güvenleri tam bu sebeplede hayattaki yanlişlari diğerlerine göre daha az gözlemlenmektedir..

Fakat Aileleri kabul etmeyenler, Bizi Diri Diri Mezar Koydunuz diye tepkileri olanlar oluyor, Aileden Şiddet Görenleri Oluyor, Red Edilmeleri, Belkide daha aci ölümle bile sonuçlaniyor

Çok eskiye gitmeye gerek yok geçenlerde diyarbakirda bir escinsel genç babasi ve amcalari tarafından hunharca katledildi.. Aynı vaka hatayda oldu suriyeli bir genç tarafından bir escinsel genç katledildi.. Sonuçmu dahada içler acisi ve vahim… Devletin duyarsizliği ile karşı karşıya.. Devletin Duyarliliği bu travesti arkadaşlarin, Doktor, Öğretmen, Mimar Vs vs gibi okul sonrasindaki iş vermeye engel olduğu gibi birde yaşam koşullarini zora sürüklüyorlar.. üstüne üstlük yapabilecekleri tek şey fuhuş birakiliyor… Devletin Duyarliliği Burada Başliyor… Sokakta Gezerken Görürler Kabahatlar kanununa göre cezalari yazilir, Fuhuş yaparlar Kabahatler kanunu ve bunun gibi cezalar ve ötekileştirmelere gelince hukuk işliyor ama. Haklari ve Yaşamlari konusundaki hukuk hem tad hem sağır buda aslinda ne kadar içler acisi bir durumla karşi karşiya olduğumuzu gösteriyor…

Diliyoruz ki Müziğin Evrenselliğinde, Kostümün Batılaşmasindaki, Türbanin Yada İnanç in Demokrasisindeki Hassasiyet yada beklenilen saygı , cinsel kimlerede birgün sağlanir…

Parasını alamayan travesti otomobili çaldı

Adana’da bir travesti, birlikte olduğu kişi anlaştığı parayı vermeyince aracını çaldığı iddiasıyla gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Seyhan ilçesi Ziyapaşa Caddesi üzerinde bekleyen Harun D. (19), yanına gelen H.F.T. ile para karşılığında birlikte olmak için anlaştı. Harun D., H.F.T. ile birlikte Adnan Menderes Bulvarı’na giderek otomobilin içinde birlikte oldu. Daha sonra arabanın içinde bir süre sohbet eden Harun D. ile H.F.T. arasında para yüzünden tartışma çıktı. Bunun üzerine H.F.T.,

Travesti

Harun D.’ye anlaştıkları parayı vermedi. Bu duruma sinirlenen Harun D., H.F.T. otomobilden indiği sırada sürücü koltuğuna geçerek aracı çaldı. H.F.T.’nin ihbarı üzerine bölgeyi çembere alan Hırsızlık Büro Amirliği ve resmi ekipler, Harun D.’yi saat 04.00 sıralarında Yeşilyurt Mahallesi’nde yakaladı. Şüpheli ve müşteki, Fatih Polis Merkezi’ne götürüldü. Müşteki H.F.T., araçta sohbet ettikleri sırada Harun D.’nin otomobilini çaldığını söyledi. Harun D. ise parasını alamadığı için otomobili çaldığını belirtti.

Travesti oğluma yıllar sonra kızım diyeceğim

Manisa’da eşinden boşanan 3 çocuk annesi E.B., yıllardır ‘Oğlum’ dediği en büyük çocuğuna önceleri kabullenemese de şimdi ‘Kızım’ demeye hazırlanıyor. İstanbul’da turizm ve otelcilik eğitimi gören ve 16 yaşındayken “Erkeklere ilgim var, kendimi kadın hissediyorum” diyen 20 yaşındaki E.C., hormon tedavisi görüyor ve yakında cinsiyet değiştirmek için bıçak altına travesti yatacak.

Her şey 2010 yılında aile Mersin’de otururken başladı. Ailenin büyük çocuğu E.B. lisede okurken cinsiyet değiştirmeye karar verdi. Olayı kabullenememe, şehir şehir dolaşma ve yaşama tutunmak için büyük fedakarlıkla geçen zor dönemi anne E.B. şöyle anlattı:

“Lise 2′nci sınıf öğrencisiyken oğlum, ‘Erkeklere ilgi duyuyorum. Kendimi kadın olarak hissediyorum’ itirafında bulundu. Bu durumu hissediyordum ama konduramıyordum. Şoke oldum. ‘Hevestir, geçer’, ‘Doktora gidelim’ dedim. Bana, ‘Ben, böyleyim. İçin rahat edecekse doktora gidelim’ diye yanıt verdi. Doktora gittik. Doktor çocuğumun bu şekilde kimliğini kabul ettiğini ve kaybetmek istemiyorsam yanında olmam gerektiğini söyledi.”

“Öğrendiğimde ölsün istedim”

Oğlunun bu itirafından sonra onunla ilgili tüm hayallerinin yerle bir olduğunu anlatan E.B., “Niye bunlar benim başıma geldi?” diye düşündüğünü ifade ederek şöyle devam etti:

“Böyle hikayeleri hiç bilmiyordum. Eşcinseli biliyordum. Hepsini aynı zannediyordum. Ama öyle değilmiş. ‘Tacize mi, tecavüze mi uğradın?’ diye sordum. Öyle bir şey yaşamadığını, hissiyatının bu olduğunu söyledi. ‘Allah’ım canını al oğlumu öyle görmeyeyim’ dedim. ‘Ölsün, en azından yerini mezarını bilirim’ dedim. Ama zaman içinde kabullenmek zorunda istanbul travestileri kalıyorsun.”

“Çocuğumdan vazgeçemedim”

E.B., aile yaşantısının bu olaydan sonra tamamen değiştiğini, oğlunun cinsiyet değiştirmesinden eşini suçladığına dikkati çekerken, “Ondan nefret ediyordum. Onun yüzünden böyle olduğunu düşündüm. Çocuklarına karşı hiçbir sevgisi yoktu. Bunu öğrendi. Şoke oldu, sustu. Hep, susacak sandım. Ancak, sonraki zamanlarda hep, ‘Bırak gitsin’ dedi. Kardeşlerine kötü örnek olduğunu ondan kurtulmamız gerektiğini söyledi. Ama çocuğumdan vazgeçmedim” dedi.

Şehir şehir gezdi

Olayın duyulmasının ardından yaşadıkları çocuklarıyla Ankara’ya taşınmak zorunda kaldığını belirten E.B., şöyle devam etti:

“Burada çocuğunu kabullenmeyen eşimden boşandım. Kendi ayaklarım üstümde durabilmek için bir işyerinde sekreter olarak çalışmaya başladım. Ancak, büyükşehirde yapamayıp, Manisa’ya taşındık. Hep bir kaçış halinde yaşadık. Ayaklarım üstünde durmak için işe başladım. Şimdi evimde ufak tefek ürünler yaparak geçimimizi sağlıyorum.”

“Esmer karayağız delikanlıdan esmer güzeline”

İstanbul’da turizm ve otelcilik eğitim-öğretimi gören çocuğunu her haliyle sevdiğini dile getiren E.B., “Esmer kara yağız yakışıklı bir erkekti” dediği oğlu için “Şimdi, benim esmer güzeli kızım oldu” diye konuştu.

Kendisi gibi çaresiz insanlara yardım edecek hiçbir resmi kurumun olmadığını öne süren anne E.B., kendisi durumundakilerin kaderine terk edilip, cüzzamlı gibi davranıldığından yakındı. E.B., şunları söyledi:

“Biz de böyle olsun istemezdik. Ama bunları yaşıyoruz. Benzer durumu yaşayan ailelerden vip blog travesti çocuklarına sahip çıkmalarını istiyorum. Her gün 3 defa onu arıyorum. Çünkü korkuyorum. Okulunu bitirmesini, ayaklarının üstünde durup düzeyli bir şekilde hayatını yaşamasını istiyorum. Hiçbir zaman çocuklarından utanmasınlar. Aileleri tarafından dışlandıkları için sahipsizlik hissediyorlar ve her türlü kötü yola gidiyorlar. Aileler, buna izin vermesin.”

E.B., kendisinin Manisa’da kurulan ve toplumdaki dışlanmış kişilere yardım etmek için seferberlik başlatan ‘Yeniden Bir Yaşam Derneği’nin verdiği psikolojik desteği ve yaptığı el işleri sayesinde çaresizlikten kurtulup, yaşama daha güçlü bağlandığını belirtti.

Travesti Vitaminleri Hakkında Bilgi

Bugün travesti arkadaşlarımıza vitaminler hakkında bilgiler vereceğiz.

Vücutta 13 vitamin vardır ve bunların dokuzu suda çözünür, dördü yağda çözünür. Suda çözünebilen vitaminler B vitaminleri, C vitamini ve folik asittir, yağda çözünebilen vitaminler A, D, E  ve K vitaminleridir.

Suda çözünebilen vitaminler suda kolayca erir. Fakat travesti vücudu bunları depolayamaz, bu nedenle vücudun hemen değerlendiremediği vitaminler vücuttan atılır. Bu nedenle günlük alım ve takviye çok önemlidir. Suda çözünebilen vitaminler et, balık, meyve ve sebzelerle tam tahıllarda bulunur.

Yağda çözünebilen vitaminler vücuda lipitler olarak bilinen yağların yardımıyla ince bağırsaklardan emilir. Travestiler için yağda çözünebilen vitaminler et ve etli mamüllerde, balık, süt ürünleri ve bitkisel yağlarda bulunur.

Travesti vücudu bu vitaminlerden yeterli seviyede almazsa vücudun doğal dengesi bozulabilir ve bu sağlık problemlerine yol açabilir. Bu nedenle vitamince zengin, sağlıklı gıda alımı optimum esenlik için gereklidir.

 

Travestiler den Basın acıklaması

Bugün ankara yüksel caddesin de Travestilerden Basın acıklaması.

Travestiler bügün öldürülen arkadaşları için basın acıkmalamsı düzenledi ve seslerini duyurmaya çalıştı.

Fakat basın acıklamasına gelen bir kaç travesti ve sivil toplum örgütleri ve polislerden ibaretti neden travestiler bu tür basın acıklamalarına gelmez anlamıyorum çünkü burda yapılan travesti ve gaylerin hakları.

Ben birkaç traveti ile görüştüm neden böyle etkinliklere az katılım oluyor diye söyledikleri travestilerin gözlerini para bürümüş, diğeri sevgilim vardı bilmem ne gibisin den saçma sapan bahaneler uyduruyor.

Ama bu böyle olmaz mücadele edilecekse hep beraber edilmeli mücadele üç beş kişi ile haklar kazanılmaz bu da travetilerin bencikliklerin den kaynaklanıyor onlar bize bişey olmaz modun da
gidiyor fakat hayat bu kimi nerden bulacağı belli olmaz o yüzden travesti arkadaşlar bir an önce birlik olup toplu halde seslerini duyurmak zorundalar.

Mücadeler birlik ve beraberlikle olur bencilkikle depil Travesti arkadaşlar arkadaş diyorum ama yakında bu kelimeyide kullanmamı düşüyorum söylecekelrin bundan ibarettir hoşca kalın.

Obama’dan eşcinsel sporcuya destek

ABD Başkanı Barack Obama ve First Lady Michelle Obama, eşcinsel olduğunu açıklayan Michael Sam’e destek verdi.

 Eşcinsel olduğunu açıklayan ilk NFL oyuncusu olmaya hazırlanan Michael Sam’e, Twitter hesabından destek veren Obama, “Michael Sam, yaptığın liderlikten dolayı tebrik ederim. Gerçek sportmenlik bu” ifadelerini kullandı.

First Lady Michelle Obama ise, “Hem saha içinde hem saha dışında herkese ilham kaynağı oldun. Gösterdiğin cesaretten dolayı tebrik ederim” sözleriyle 24 yaşındaki oyuncuya destek oldu.Bu haberde travesti kelimesi etiket olarak kullanılmıştır.

istanbul travestileri Philip Seymour Hoffman Kimdir ?

Hollywood’da gerçekleşen erken vefatların arasına Oscar’lı oyuncu Philip Seymour Hoffman da eklendi. Gençken uyuşturucu ve alkol tedavisi gören isim, evinde aşırı dozda uyuşturucudan ölü bulundu. Böylece düşler ülkesinde bu gibi kafa karıştıran vefatların (en son Heath Ledger’ı hatırlıyoruz) arkasındaki sır perdesini aralamak, sebeplerini istanbul travestileri araştırmak şart hale geldi. Hoffman, hiç şüphe yok ki öbür dünyaya giderken geriye duygusal dönüşüm gerektiren rollerde orijinal mizacının katkısıyla da zirve yapan doyumsuz ve ayrıksı bir anti-kahraman kimliği bıraktı. İlerleyen dönemde de bu açıdan unutulmaz hale gelecek.

Pazar günü 46 yaşında hayata gözlerini yuman c, başlı başına bir sahne kimliği yaratmıştı. 20 yıllık kariyerine en az etkilendiğini söylediği oyuncular Paul Newman ve Daniel Day-Lewis kadar üst düzey bir performans yetkinliği sıkıştırmıştı. Beyaz tende ilginç duran sarı saçları, şekilden şekle giren ruh hali ve kaos/depresyon salgılayan mimiklerinin katkısıyla anti-kahraman tiplemeleriyle herkesin gözünde bir ‘kalıcı figür’ haline geldi. Oyuncunun vefatı rollerine bakınca ‘Hoffman’ın oynayacağı yeni bir filmden mi bu senaryo?’ gibi bir soruya yol açtığına göre, kendi sahne kimliğini hiçbir sekmeye uğramadan tüm gerçekliğiyle kabul ettirdiği idrak travesti edilebilir.

SIRA DIŞI ROLLERİN HIRPALAYICI, HIRSLI VE SAHİCİ İSMİ

Aslında Hollywood tarihinin yapraklarını karıştırdığımızda aşırı uyuşturucu kullanımından ölen oyuncuların sayısı çok da az değildir. Hoffman da 22 yaşındayken alkol ve uyuşturucu bağımlılığı için tedaviye girdikten 24 sene sonra Mayıs 2013’te 10 günlük bir tedavi ankara travestileri daha almıştı. Bunu izleyen aylarda ise oyuncunun bir anda ‘aşırı doz’ sebebiyle öldüğünü öğrenmek bir hayli hüzünlü. Kısa zaman aralıklarla Peter O’Toole, Joan Fontaine gibi zamanı gelen, James Gandolfini ve Paul Walker gibi şok Hollywood ünlüsü vefatları yaşandı. Ancak sanki Hollywood çarkının içinde James Dean, Judy Garland, James Belushi, Marilyn Monroe, River Phoenix, Brad Renfro ve en son Heath Ledger gibi aynı sebeple hayatını yitirenlerle aynı katmanda anılacak bu olay.

Robert Downey Jr. gibi uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle tedavi gördükten sonra yükselişe geçen bir oyuncunun paralelinde ‘başarı hikayesi’ ve ‘başarısızlık hikayesi’ tanımlarını açığa çıkaracak. Hoffman aslında genelde sıra dışı rollerin, kötücül, tedirgin edici, hırslı, hırpalayıcı ve sahici ismiydi. Travesti, alkolik, benzin bağımlısı, soyguncu, kumar bağımlısı, limuzin şoförü, CIA ajanı, cinsel tacizle suçlanan rahip, kemancı, yazar, beyzbol koçu, tiyatro yönetmeni, dini tarikat lideri gibi zor karakterlerden kalıcı bir karakter sergisi yarattı. Aldığı dört Oscar adaylığından birini ödülle taçlandırdı. Tiyatro sahnesindeki işleriyle ise üç Tony adaylığına ulaştı. “Capote”deki (2005) Truman Capote rolünün zalimliği, araştırmacı kimliği ve soğukkanlılığıyla “In Cold Blood”un (1967) merakla beklenen sırlarını aralaması ona o sene 10 üzeri önemli ödül  travestiler getirmişti.

Oyuncu genelde oyuncu yönetimine alan açan yönetmenlerle çalıştı. ‘Görevimiz Tehlike’ (‘Mission: Impossible’) ve ‘Açlık Oyunları’ (‘The Hunger Games) birer bölümünde gördüğümüz kötü adam performanslarından ziyade bunlarla, bağımsız sinema örneklerindeki yaklaşımıyla anıldı. Paul Thomas Anderson’la beş kez çalışırken, Todd Solondz, Coen Kardeşler, Cameron Crowe, David Mamet, Spike Lee, Sidney Lumet, Richard Curtis, Mike Nichols, Robert Benton ve yenilerden Bennett Miller onun bursa travestileri özgeçmişinde karşımıza çıkan isimlerden bazıları.

1991’de mesleğe giren oyuncu, “Kadın Kokusu”na (“Scent of a Woman”, 1992) amatör olarak dahil edildiği günleri unutamadığını söylüyor. Ancak daha ziyade Schumacher’in onu kılığına soktuğu travesti tiplemesiyle (“Flawless”), Todd Luiso’dan gelen benzin bağımlısı çaresiz karakteriyle (“Liza’dan Sevgilerle”), kumar alışkanlığına depresif yorumuyla (“Kumar Tutkusu”), Scientology esintili dini tarikat lideri tipiyle (“The Master”), tiyatro yönetmenini canlandırıp kişiselleşmesiyle (“Synecdoche, New York”) ve elbette Todd Solondz’un “Mutluluk”undaki kendini orgazm olarak tatmin eden sıradan adamla (“Mutluluk”) hatırlanacak.

HOLLYWOOD’UN GİZEMLİ VEFATLARI BİLMEZ

Zira bunlardan sonuncusu oyuncunun hem entelektüel, hem yetenekli bir isim olarak çıkışını perçinlemişti. Büyük oranda da üst-orta sınıf Amerikan ailesinin içinde olup bitenin fotoğrafını çekmişti. Hoffman, tiyatro oyunu oyunculuğu ve yönetmenliği yapmasının yanı sıra 1989’da New York Üniversitesi’nin ünlü okulu Tisch School of Arts’ın ‘Drama’ bölümünden mezun olmasıyla dikkat çekti. “Jack’in Kayık Gezintisi” (“Jack Goes Boating”, 2010) oyuncu-yönetmenliğe geçiş yapıp başarı sağlamasıyla da belki gözü arkada izmir travestileri gitmedi.

Oyuncu, esasen ödülleriyle ve akılda kalan tiplemeleriyle bir rol modele dönüştü. Kariyer planlamasını ana veya yan rol umursamaksızın tepeden tırnağa oturtulacak mizaca ve projenin, ekibin kalitesine göre yaptı. Aynen 28 yaşında aramızdan ayrılan Heath Ledger gibi şoke eden şan-şöhret dünyası ölülerinin arasında anılacak. Natalie Wood, Marilyn Monroe, Bob Crane, Tony Scott gibi düşler ülkesinin hala çözülemeyen gizemli ölümlerinden biri değil onunkisi. Ama araba kazaları, ölümcül hastalıklar, uyuşturucuyu fazla kaçırılanlar, vurularak öldürülenler ve sette hayatını kaybedenler arasında bir konumu var. Elbette Hollywood’da, yıllar geçtikçe sektörün daha da yüksek miktarda bir para döndürmeye başlaması, bunun getirdiği ruhsal/psikolojik sıkıntılar ve daha fazlasıyla öne çıkarılacak. Bu noktada Hoffman’ın “A Most Wanted Man” ve “God’s Pocket”ın Sundance Film Festivali’ndeki prömiyerlerine katıldıktan travesti siteleri sonra aramızdan ayrılması bir ‘not’ olarak anılacak.

Travesti Roterdam uluslararası film festivali

Bu yıl ikinci kez katıldığım Uluslararası Rotterdam Film Festivali, yarışmasının marka değeriyle birçok genç yönetmeni onurlandırmış bir etkinlik. Festivalde dünya sinemasında olup biteni toparlayan ‘Spectrum’ gibi bir bölüm olsa da esas hedef bu değil. Aksine genç, alternatif, deneyci ve hevesli yönetmenlerin ilk veya ikinci işleriyle kendilerini kanıtlamaları… Festival, bu sene Huber Bals Fonu’nun 25. yılı şerefine de özel bir programla Weerasethakul’dan Kaige’ye uzanan isimlerin çok duyulmamış eserlerine odaklanma veya yeniden göz atma olanağı travesti sunuyor.

‘VIKTORIA’ AĞIRLIĞINI HİSSETTİRDİ

Peki ama 15 filmlik yarışmanın ilk dokuz filmi nasıldı? Karakter olarak öteki/anti-kahraman tanımlarının, içerik olarak aşırıklıkların öne çıktığı festival, bu kez de benzer bir yaklaşımla farklı anlatı denemelerini gözden geçirmemizi sağlıyor. Özellikle de ülke sinemalarının geleneklerini altüst ederken, bir anlamda cinselliği, eşcinselliği, hastalıkları, defolu olmayı öne çıkarmak esas olarak benimsendi. Bunlara sıra dışı yaklaşımlar eklenince ‘başarı’, eklenmeyince ‘hayal kırıklığı’ geldi. Bu durum karşımıza öyle ya da böyle bir tablo ankara travestileri çıkardı.

Bunlar arasında ilk akla gelen Maya Vitkova’nın Romen Yeni Dalgası’na aitmiş gibi gözüküp, “4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün”ün (“4 Luni, 3 Saptamâni Si 2 Zile”, 2007) akrabası gibi dursa da bu yanılsamayı tersine çeviren “Viktoria”sı… Bulgaristan’da sosyalist rejimle aynı günlerde doğunca, göbek bağı ve deliği olmadan dünyaya gelip ‘mucize çocuk’ veya ‘komünizm bebeği’ olarak adlandırılan bir travesti kızın hikayesini merceğine alıyor. 155 dakikalık süresine karşın, sosyal gerçekçi sinemanın istanbul travestileri basmakalıplığına da, politik meselenin duygusallığına da kapılmıyor.

Aksine Maya Vitkova, Günter Grass’ın romanından uyarlanan “Teneke Trampet”te (“Die Blechtrommel”, 1979) Alman siyasi tarihinde bir yolculuğa çıkaran ve bir türlü büyümeyen Oskar’ın tuhaf dünyasıyla akrabalık travestiler kuruyor. Etraftaki siyasi tutuma ve halkın pasifliğine kızan karakterin üç yaşında büyümemeye karar vermesi, kullanışlı bir ‘biyografi’ tanımına açılmıştı. Orada faşizm ile anılan ülkenin yerini ise burada komünist düzenin baskıcılığı alıyor. Kurmaca biyografiye bir Doğu Avrupa kıyafeti giydiriliyor. Aslında bu noktada da ‘Viktoria’nın gözünden akanlar, üst açı-alt açı dengesiyle gelen hiyerarşiyle mücadele, geniş ölçekli planlarla hicvedilen durumlar ve büyülü gerçekçilikten beslenen hayal sahneleriyle bütünleniyor.

Bulgar sineması için yeni bir kapı açabilecek eser, şüphesiz sinemanın gördüğü en ilginç gerçek hikaye uyarlamalarından biri. Doğum-ölüm arasındaki çizgide, komünizmin yasaklarına karşı mücadeleyi ‘eğer bebek gelirse?’ izinde katmanlı bir dünyayla karşılıyor. “Viktoria”, komünist rejimin çöküşü öncesindeki Bulgaristan’a eklektik ve özenli bir görsel yapı yoluyla izmir travestileri göz atmasıyla adından çokça söz ettirecek bir yapıt.

HERZOG’DAN BESLENEN BİR KARAKTER TANIMI

 

Avusturya yapımı ayrıksı “My Blind Heart” (“Mein Blindes Herz”, 2013) de sanki bu sürecin en tartışmalı ürünü olarak anılabilir. Anormal bağdokusu yapısı ile bilinen genetik bozukluk Marfan sendromu, körlük, kalp atışlarını hızlandırma ve belli bir boyun üzerine ulaşmayı engelleme gibi yan etkilere sahip. Peter Brunner, ilk filminde bu hastalıktan mustarip bir adamın portresini çıkartıyor. Elbette bunu yaparken, sömürüye kaymıyor. Aksine siyah-beyaz sinematografide, bazı şeylere görmeden tepki verebilen, kendini dünyadan soyutlayan rahatsız edici, huzursuz bir birey yaratıyor.

Herzog’un ilk dönemindeki gibi tavizsiz, yer yer gizemli ve gerçek olduğuna inanmadığımız bir öteki hikayesi, kara film geleneğine teğet geçiyor. Kah “Even Dwarfes Started Small” (“Auch Zwerge Haben Klein Angefangen”, 1970), “The Enigma of Kaspar Hauser” (Jeder Für Sich Und Gott Gegen Alle”, 1974), kah “Camdan Kalp” (“Herz Aus Glas”, 1975) ile yan yana konabilecek eser bunların arasından bir yol buluyor kendisine. Bir cinayetin, ölümün yaşatabileceği yaşamsal deformasyona dikkat çekiyor. Onun yanına da alışık olmadığımız tiplemeleri uygun bulup bütün parçaları bir araya getiriyor. Retro ruhlu görsel tercih de karamsarlığı doruğa çıkarırken ince sembollerden destek alıyor. Sanki son kalemde “Eraserhead” (1977) ile “Tetsuo” (1989) melezi bir yapı inşa ediliyor.

ANILAR ANCAK BÖYLE GÖRSELLEŞTİRİLEBİLİRDİ

Çok görülmemiş, aman aman anlatı metotları kullanmasalar da “Happily Ever After” ile “Casa Grande”, alışık olunan formüllere yaklaşma profesyonelliğiyle dikkat çekiyorlar. Tatjana Bozic’in yarışmanın tek Hırvat rekabetçisi olarak kendi otobiyografik hikayesine uzanıp Balkan Savaşı’nın etrafından hikayeler anlatması bir hayli dinamik. Siyah-beyaz, 1.33:1, 1.85:1, 16mm görüntüler ile fotoğraflardan bir potpuri çıkarırken, kameraya konuşan karakterleri, kendi öznel kamerasını ve rastgelen kadın görüntülerini de unutmuyor.

Böylece Márta Mészáros’un “Diary of My Children”ı (Napló gyermekeimnek”, 1984) ile Jack Bond’un “Separation”ı (1968) akla getiren serbest takılan hikaye kurgusu hüneri izliyoruz. Hangi yıla gidilip gelindiği herhangi bir kurala bağlanmıyor. Çocuk sahibi olmanın, kocayla geçinmenin yanında özgüvenle aldatılan eski sevgililere uzanılması, üst köşeye günlerin yazılması da gözden kaçmamış. Ama esasen sanki evliliğin ayakta tutma arzusunun gerginliği yansıyor filmin ruhuna. Bozic, 83 dakikalık süresini haddinde kullanırken asla dengeli dinamizmini kaybetmeden bir anlamda bir oto-portreye, parçalı bir belgesele ya da hareketli fotoğrafları olan bir anı defterine imza atıyor. Kadın yönetmenler arasındaki yerini de ayırtıyor.

 

BREZİLYA’NIN ‘AMERİKAN GÜZELİ’

Felipe Barbosa’nın “Casa Grande”si ise aslında “Riocorrente”yi devre dışı bırakan Brezilya yapımı olarak öne çıkarılmalı. Yarışmanın bu iki yegane Güney Amerika temsilcisi, geçtikleri bölgeler ile ele aldıkları insanlarla hiç de ülkelerini andırmıyorlar aslında. Rio de Janeiro’nun bambaşka yüzeylerine bakış atıyorlar. “Casa Grande”, yörenin “Amerikan Güzeli” (“American Beauty”, 1999) olarak dikkat çekilebilecek, müstakil evinde iki çocukları ve hizmetçileri ile yaşayan bir ailenin iletişimsizliğine odaklanıyor. Mizahı öne çıkarmadan yörenin gerçeklerine sakinlikle yaklaşıyor. Normal objektiften, dinginlikten kopmadan, sabit kamerayı bırakmadan onların içine giriyor. Barbosa, sevgisizliği öne çıkarırken 17 yaşındaki erkek çocuğun seks ve gece hayatını daha bir öncelikli ele alıyor.

Burjuvazinin tanımını alışık olduğumuz favela hayatı ile değiştiriyor. Brezilya sinemasında böylesi bir sosyolojik yaklaşım fazla yok. Hatta pembe diziye yakın karakterlerin küçük ahlaksızlıkları, özgürlük arayışlarının geri dönüşleri ile ailenin muhafazakar yapısı seyirciye tesir ediyor. Ama ufak tefek eksiklikleri de unutmadan geçmemek lazım. “Casa Grande”, ülkenin üst sınıfına yaklaşması, oradaki iletişimsizlik sorununu çözümlemesiyle değer kazanabilir.

‘CESUR DENEME’ SEVİYESİNDE KALANLAR

“Riocorrente” ise bir kesişen hayatlar hikayesini yenilikçi anlatı teknikleriyle yoğurmaya çabalıyor. Suç, seks ile vahşiliğin, aslanın, molotov kokteylinin ve ateşin iç içe geçtiği bir yeraltı dünyası tasviri sunuyor. Büyük şehrin tehlikesine dikkat çekiyor.  Alanda vahşilik ile sevgiyi, şiddet ile cinselliği aynı katmanda buluşturup bir model oluşturan “Paramparça ‘Aşklar-Köpekler’” (“Amores Perros”, 2000) kadar etkili değil. Ama bağları net kurmadan direk sembollerle hareket etmesi açısından bir övgüyü hak ediyor. Oyuncuların tökezlemesi ve efekt denemelerinin acemiliği filmi bir hayli yaralıyor.

Bunun yanında cinsel kimlik arayışı gözlemi “Something Must Break” (“Någonting Måste Gå Sönder”) de cinsel içerik açısından cesur bir çalışma. Punk kültürüne yatkın İskandinav gençlerinin, eşcinsellerinin arasına sızarken, ‘travesti olma’ gibi bir değişimi ele alıyor. Hatta ülkemizde bu konuda bu kadar becerikli veya ayağını korkak alıştırmayan film bulmak zor. Ama yapıtın ara planlarla yol almak isterken, donuk kare ve süper yavaş çekimi öne çıkaran sanat eseri kıvamında kareler dokuması yetmiyor. İçses ve sallanan kameranın bunlara eklemlenmesi Hollywood dramatizasyonunu, kolaycılığını engelleyemiyor. Ve sanki İsveç gibi cinsel kimlik arayışlarına izin veren özgür irade yüklü bir ülkede üçüncü dünya sinemasıyla çekilmiş bir film canlanıyor.
“Above Us Only Sky” (“Uber Uns Das All”, 2011) ile Berlin Film Festivali’nden ödülle dönen Jan Schomburg, ikinci filmi “Lose My Self”te (“Vergiss Mein Ich”) bir hafıza kaybı olayına odaklanıyor. Dani Levy ile yükselip 10 senedir ortalıkta gözükmeyen Maria Schrader’in beden kullanma ve kompozisyon becerisiyle dikkat çekiyor. Gizemden ziyade varoluş yolculuğuna odaklanırken, aslında bu konuda çokça üretilen eserlerden farklı bir noktaya açılmıyor. Cinsel içeriğiyle festival adına ‘beklenen’ tanımını dolduruyor. Ama Alman sinemasının, dingin, normal objektife alan açan ve geniş plan ile yakın plana düşmeyen, ‘gri-beyaz’ tonlu yaklaşımı birebir canlanıyor. Bu konuda iki seks sahnesi dışında bir görsel kıvraklık göremiyoruz.

EN ZAYIF FİLMLER HOLLANDA VE GÜNEY KORE’DEN

Yarışmanın en zayıf halkaları ise Hollanda ve Güney Kore’den geldi şimdilik. 17 yaşlarında bir kızın üzerindeki ‘tecavüz’ yükünü, dakika dakika gizem yapmaya çalışan bir dille onaran “Han Gong-Ju”, hiç de geçtiği coğrafyayı kalkındırabilen bir iş değil. Sosyal gerçekçi sinemanın Güney Kore’den ziyade oralarda Çin’de daha yetkin yapıtlar verdiği kesin. Burada ise 112 dakikalık gereksiz bir uzun süre, kızın duygusallığına bel bağlıyor. Hiçbir yerinden inandırıcılık akmayan bir dram canlanırken, ‘yürüme sekansları’ndan ‘önceden belirlenen son’a doğru ilerleyiş göze batıyor.

ABD’nin aya ayak bastığı, Vietnam Savaşı’ndan çıkmak üzere olduğu yıllarda, 1972’nin bunaltıcı yazında Hollanda’da bir daireye odaklanan “Farewell to the Moon” (“Afscheid Van de Maan”), Tony Goldwyn’in “İç Çamaşırı”nı (“The Walk on the Moon”, 1998) akla getirebiliyor en fazla. Kullandığı dünyadan kopuk odayı cinsel özgürlük için tanımlamasına karşın, grenliliğin yapay duruşu ve oyuncuların aşırı makyaj sebebiyle şaşı gibi bakmaları tek tipleşmiş karakterleri karşımıza çıkarıyor. Hollanda sinemasının ‘dönem filmi’ tanımı hiç de evrensel değil. Aksine her şeyiyle TV ekranına daha uygun.

Önümüzdeki iki günde neler çıkacağı merak konusu. Ama altı dünya prömiyerinin, 12 ilk filmin yarıştığı bir ortamda elbette Altın Kaplan Ödülü için sürprizler beklemek hakkımız. Uluslararası Rotterdam Film Festivali ise her zaman olduğu gibi cinsel özgürlük, toplumsal şiddet, ayrıksı karakterler, ötekilik sorunsalı ve yeni anlatı metotları arasında bir tercih yapıp, geleceğin ustalarını seçmeye gayret edecek. Edwin, Violeta Bava, Elia Suleiman, Nanouk Leopold ve Kiki Sugino’dan oluşan ana jürinin kararları her şeyi belirleyecek.

Travestiler ve yaşamları

Travesti siteleri bulmak bazen riskli olabiliyor, eğlenmeye çıktığınız da taksim semti ya da her hangi bir semtte bir çok tehlikelere maruz kalabilirsiniz ve gasp’a dahi uğrayabilirsiniz aslında, peki bu benzeri tehlikelere maruz kalmadan nasıl istanbul travesti bulabilir ve inceleyebilirsiniz? Bunu öğrenmenin tek yolu bizim internet sitemizdir. Çünkü biz internet sitemizde sizler için en kaliteli travestileri seçip bulmaktayız. İnternet sitemiz üzerinden travesti ve istanbul travestileri numaralarına ulaşabilirsiniz. Bu travesti yeni sezon modelleri sizler için seçtiğimiz kaliteli travestiler ve saygıda hiçbir kusur hata yapmayan travestilerdir… Siz kullanıcılarımızın zevklerini her zaman göz önünde bulundurmaktan onur duyuyoruz.

travesti bulmak ve onun ile arkadaşlık yapmak tamamıyla kişinin kendi isteğidir. Nerede ve hangi ilde travesti bulmak istiyorsanız sitemizi gezmeniz yeterlidir. Farklı şekilde travesti bulmak için sokaklara çıkıp eğlence mekanlarının önünde yada içinde veya cadde köşelerin de bulmaya çalışıyorsanız ilginç süprizlere de hazırlıklı olmalısınız derim . O yüzden bir an önce evinize bir bilgisayar alıp internet sitemizi sürekli kontrol ediniz. Sitemizdeki tüm modellerimizle lütfen seviyeli konuşmalar yapınız . Vip Blog Travesti üyelerimiz ile travestilerimiz her an yetişkin ve seviyeli beylere arkadaşlık yapmaktadır.

Travesti siteleri , istanbul travestileri, Ankara Travestileri, Travestiler, Travesti web siteleri anahtar kelimelerimizdir. Bunlardan arayarak blog travestiye ulaşabilirsiniz.

Fuhuş Çetesi Operasyonunda 12 Tutuklama

Bursa’da, hayat kadınları, travesti ve eşcinselleri zorla fuhşa sürükledikleri iddia edilen 17 kişiden 12’si tutuklandı.Edinilen bilgiye göre, Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Ahlak Büro Amirliği ekipleri, hayat kadınları, travesti…Bursa’da, hayat kadınları, travesti ve eşcinselleri zorla fuhşa sürükledikleri iddia edilen 17 kişiden 12’si tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Ahlak Büro Amirliği ekipleri, hayat kadınları, travesti ve eşcinselleri zorla fuhşa sürükleyen çeteyi takibe aldı. 6 aylık çalışmalar neticesinde çok sayıda eve yapılan eş zamanlı baskınlarla 17 kişi gözaltına alındı. Operasyona özel hareket ve çevik kuvvet ekipleri de katıldı. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalar neticesinde 4 tabanca, 3 bin lira değerinde 4 senet, toplam 2 bin 339 TL para, 13 adet cep telefonu, 4 adet laptop, 1 adet ipad, 2 adet hard disk, 3 adet flash bellek, 38 adet CD ile bir miktar esrar ve bonzai ele geçirildi.